Minik Gözler, Büyük Keşifler: Tohumluk’ta Fotoğraf Eğitimi Devam Ediyor
Güncelleme tarihi: 3 gün önce
ANKARA - Bir karton kutu, dünyaya açılan bir pencereye dönüşebilir mi? Işık bir görüntüyü nasıl oluşturur? Aynalar, gördüklerimizi nasıl değiştirir? Tohumluk Vakfı olarak çocuklarla bu soruların peşine düştüğümüz bir fotoğraf yolculuğuna başladık.
12 Ekim 2026’da Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Tulumtaş Mahallesi’nde bulunan Dr. Ahmet–Filiz Göğüş İlkokulu ve Ortaokulu’nda, dördüncü sınıf öğrencilerine yönelik fotoğraf eğitimimizin ilk dersini gerçekleştirdik. Gönüllü eğitmenlerimiz Murat Berkyürek’in koordinasyonunda, Seda Felekoğlu ve M. Kemal Bakır’ın katkılarıyla yürütülen programımız, 2 Kasım 2026’ya kadar dört hafta sürecek.
Bu çalışmayla çocukların fotoğrafın temel tekniklerini öğrenmelerini, gözlem ve yaratıcılıklarını geliştirmelerini, gördüklerini kendi bakış açılarıyla ifade etmelerini amaçlıyoruz. Temel bilgileri deneylerle ele aldığımız ilk haftanın ardından, üç hafta boyunca uygulamalı fotoğraf çalışmalarına yer vereceğiz.
Bir karton kutudan dünyaya açılan pencere
İlk dersimizde öğrencilerimiz, fotoğraf makinesinin çalışma mantığının temelini oluşturan camera obscura, yani karanlık kutu düzeneğiyle tanıştı. Geçmişte ressamların da yararlandığı bu yöntem, ışığın bir görüntü oluşturmasını gözlemleme olanağı sundu.
Karton kutularla kendi düzeneklerini hazırlayan çocuklar, görüntünün nasıl oluştuğunu uygulayarak keşfetmeye çalıştı. Kendi elleriyle hazırladıkları basit bir araç, ışık ve görme üzerine sorular sormalarına kapı açtı. Anlatılan bilgiyi deneyerek öğrenmeleri, ilk buluşmamızın en heyecan verici anları arasındaydı.
Aynalarla değişen görüntüler ve bakış açıları
Eğitimimizde kaleydoskop ve periskop örneklerine de yer verdik. Öğrencilerimiz, kaleydoskopta aynaların yansımasıyla oluşan renkli ve geometrik desenleri inceleyerek renk, şekil ve simetri üzerine düşündü.
Periskop örneği üzerinden ise ışığın aynalar yardımıyla nasıl yön değiştirdiğini ve farklı bir noktadan bakmanın görüş alanımızı nasıl değiştirebildiğini ele aldık. Çocukların bu araçların çalışma mantığını anlamaya ve kendi ifadeleriyle açıklamaya çalışmaları, dersin katılımcı bir keşif sürecine dönüşmesini sağladı.
Fotoğrafla tanışırken ışığın, yansımanın ve görüntünün peşine düşmek; öğrencilerimize hem soru sorma hem de cevapları deneyerek arama fırsatı sundu.
Bakmak başka, görmek başka
Programımızın temel hedeflerinden biri, çocukların bakmak ile görmek arasındaki farkı keşfetmesi. Bir fotoğraf oluştururken çevremizdeki ayrıntıları fark eder, ışığı gözlemler, bir anı seçer ve neyi göstermek istediğimize karar veririz. Aynı yere bakan iki kişinin bambaşka ayrıntılar görmesi, fotoğrafın kişisel anlatıma açtığı alanı gösterir.
İlerleyen derslerde her öğrencimize bir fotoğraf makinesi verilerek uygulamalı çekimler gerçekleştirilecek. Çocuklar farklı kadrajları deneyecek, çevrelerini farklı açılardan inceleyecek ve kendi fotoğraflarıyla dünyayı nasıl algıladıklarını anlatma fırsatı bulacak.
Bu süreçte öğrencilerimizin teknik bilgilerini geliştirirken kendi seçimlerine güvenmelerini de önemsiyoruz. Neyi fotoğraflamak istedikleri, hangi ayrıntıya yaklaştıkları ve bir görüntüyü nasıl kurdukları, kendi görsel anlatımlarını keşfetmelerinin bir parçası olacak.
Eğitmenimizin gözünden: Merak, gözlem ve ifade
Programın koordinatörü, gönüllü fotoğraf eğitmenimiz Murat Berkyürek, çalışmanın amacını şöyle anlatıyor:
“Çocukların dünyaya merakla bakmaları ve gördüklerini kendi kadrajları içinde ifade etmeleri bizim için çok değerli. Fotoğraf, yalnızca teknik bir üretim değil; dikkat etmeyi, sabretmeyi, ayrıntıları fark etmeyi ve çevremize farklı gözlerle bakmayı öğreten bir ifade biçimi.”
Berkyürek, çocukların kendi hazırladıkları camera obscura düzenekleriyle görüntünün oluşumunu keşfetmelerinin ve kaleydoskop ile periskop üzerinden ışığı anlamaya çalışmalarının öğrenme sürecini zenginleştirdiğini belirtiyor. Eğitimin en önemli kazanımını ise şu sözlerle ifade ediyor:
“Benim için bu eğitimin en önemli kazanımı, çocukların yalnızca fotoğraf çekmeyi öğrenmeleri değil; soru sormaya, gözlem yapmaya ve kendi bakış açılarını geliştirmeye başlamalarıdır. Her çocuğun dünyayı algılayış biçimi farklıdır. Fotoğraf, bu farklılıkların görünür olmasına ve çocukların kendilerini özgürce ifade etmelerine olanak tanır.”
Geleceğe bırakılan bir kare
Tohumluk Vakfı olarak sanatla erken yaşta kurulan bağın, çocukların kendilerini tanımaları ve ifade etmeleri için değerli bir alan açtığına inanıyoruz. Tulumtaş’taki çalışmamızla merakı, dikkati, hayal gücünü ve deneme cesaretini desteklemek istiyoruz.
Bugün bir karton kutuda oluşan görüntüyü anlamaya çalışan bir çocuğun sorusu, yarın yeni bir keşfin başlangıcı olabilir. Bir fotoğraf karesi de çocuğun kendi bakışını fark etmesine ve başkalarıyla paylaşmasına aracılık edebilir.
Bu yolculuğa emek veren gönüllü eğitmenlerimiz Murat Berkyürek, Seda Felekoğlu ve M. Kemal Bakır’a; okul yönetimine ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz. Çocukların merakla baktığı, deneyerek öğrendiği ve kendi hikâyelerini anlatabildiği buluşmalar için çalışmaya devam ediyoruz.





Yorumlar