Köylerimizin sırrına erebildiğimiz gün, yeniden dirilişin günü olacak!

Güncelleme tarihi: 21 Ara 2020

“Köy varlıklı olmazsa, millet zengin olamaz.” İ.Hakkı Tonguç

Hadi anne hadi...! Şarkımızı söyleyelim... Köyümüze yaklaştığımız anlayan kızım tepenin başına geldimiz an ... başlardı heyecanlanmaya... Arabanın pencereleri açılır, en yüksek sesimizle tepeden aşağıya doğru inerken...

“Orda bir köy var uzakta O köy bizim köyümüzdür Gitmesekte gelmesekte O köy bizim köyümüzdür...”

Şarkısını söyleyerek olurdu... Köye girmenin en heyecanlı hali idi.... yıllar yılı o heyecanı hiç yitirmedik...


Köy yolları ; beni hep heyecanlandırır... Dün Subaşı köyüne giderken bu duygu ve heyecan içimdeydim... Kıvrım kıvrım yollar, göz alabildiğince doğanın doğal dokusu... toprağın halen nefes alıyor olması, neşesi.... bana heyecan verdi...


I.Hakkı Tonguç ;

“Eğitim Yolu ile Canlandırılacak Köy” kitabında şöyle diyor;

- “... Köyü anlatabilmek, köylüyü duyabilmek için onunla kucak kucağa nefes nefese gelmek lazımdır. Onun içtiği suyu ve ayranı içmek, yediği bulguru yemek, yaktığı tezeğin ifade ettiği sırları sevebilmek ve yaptığı işleri yapabilmek şarttır.”

“Köy, yiğitler ve kahramanlar yatağıdır. Oradan hız alır. Kendimize dönelim. Doya doya yayla suyu içelim. Ciğerlerimize yurt havası ile şişirelim. İçimize ferahlık gelsin. Mesut olmanın sırlarını öğrenelim!”


Köylerimizin sırrına erebildiğimiz gün yeniden dirilişin günü olacak! Tohumluk Vakfı...

Tarıma önem veren köylüleri Efendi sayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk;

Adana çiftçilerinin tarafına düzenlenen yemekte şöyle der:

“Diyebilirim ki hayatımda yaşadığım en yüce, en sade, en mutlu ve samimi gecedir. Çünkü bu gece, çok derin saygılarla , sevgilerle bağlı bulunduğumuz milletimizin büyük çoğunluğunu oluşturan çiftçilerimizle bir sofrada bulunuyorum. Bu sofrada, onların emekleriyle meydana gelmiş ekmeği onlarla beraber yiyoruz.”

“Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üreticisi köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve layık olan köylüdür. Diyebilirim ki; bugünkü felaket ve yoksulluğun tek sebebi bu gerçeği görememiş olmamızdır....” M. K. Atatürk


Cumhuriyet Kadını olmak, yürek ister... Atasının düşüncelerinin idraki ile yol almak ister...

Sözlerin eyleme dönüşmesi... Eylemle yeniden diriliş ister...

Tohumluk Vakfı Başkanımız Sayın Pınar Ayhan ile Subaşı Köyünde bu güzelliklere şahit olmak beni de çok mutlu etti...

Köy havası almak, köylünün o samimi , içten sözleri, paylaşımları ile yeniden özümüzün güzellikleri ile boyandık...

Gözlerine her baktığımda ruhundaki o güzellikler, yarınlara umut vadeden paylaşımları, yüreğe dokunan hal ve hareketleri ile Atasının kızı deyimini hiçte abartılı olmadığını görmek ne güzel...

Öylesine doğal, öylesine candan yürek yüreğe konuşmadan anlaşır mı insan ... - Anlaşır...

Güzel bir proje ile köyün gül yüzlü çocukları daha çok gülsün diye eğitimlerine verilen destek için bilgisayar ve tabletlere kavuşan çocukların mutluluğunu görmeliydiniz...

Köyü şehir ile buluşturduğumuz gün... Güneşin ufuktan doğduğu gündür...


Tam da Tonguç’un şu sözleri Sayın Pınar Ayhan’ı amacını öyle güzel anlatıyor ki;

“Münevver’in şuuru bunu idrak ederek onun manasını bir alev gibi insanın içine sokabildiğini gün, köy birdenbire canlanacaktır. Köyün en büyük ve içten dileği budur. Aydınların içlerini köye hizmet için alevlendirmek lazımdır...”

Subaşı Köyünden dönerken hava kararmış... Kıvrım kıvrım yollardan güzel köye veda ederken önümüzde giden arabada memleketi için çarpan kalbi çok iyi hissediyordum... (Gönüllerin Pınar”ı)

Çarpan kalplerin ve Tohumların gökyüzüne yükselen sesleri duyuyor gibiydim...

Tıpkı Atamız gibi;

“ Dağ başını duman almış Gümüş dere durmaz akar Güneş ufuktan şimdi doğar Yürüyelim arkadaşlar... Lay lalaylay lay..."


Şarkımıza katılmak isteyen , güneşe dahil olmak isteyen herkesi bekliyoruz Aşk ile...


Hatice Sarıaltın

19.12.2020

Ankara


51 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör